Bilirsiniz bazı mekanlarda kendimizi iyi hissederiz,mekanlar derken bu bazen bir şehir,bir orman,bir dağ zirvesi,bir cafe,n’eblim bir tavanarası bile olabiliyor..sayın sayabildiğiniz kadar..bazı şehirler hemen sizi sarmalar Antalya gibi mesela kendinizi evinizde ve özgür hissettirir..

Bir dağcıyla,bir dalgıca sormuşlar..zirvede ve dipte neler hissettiklerini ikisi de benzer şeyler anlatmışlar..bütünle temas haline eşlik eden tuhaf bir yalnız kalma hali…kalabalıklar içindeki yalnızlık gibi değil yani keyifli bir duygu ve bir süre sonra geçeceğini bildikleri kontrol edilebilir bir his..hani hep deli mi bunlar ne işleri var dağ zirvelerine tırmanıyorlar deriz ya hep,işte onlara bir nevi meditasyon gibi ve zamanla bir tutku haline gelebiliyor demekki..

Bu günlerde kendimizi iyi hissettiğimiz yerlere daha bir ihtiyaç duyuyoruz belki,bu bazen bir kahveci veya bir deniz kenarı bazen de kalabalık bir cadde olabilir,genelde yeni akım manzaralı bir yer ve sandalye,çimen..:)) Salgın bizi doğayla barıştırdı kıymetini anladık doğanın,sade bir hayatın ve özgürlüğün ne kadar kıymetli olduğunun farkına vardık..

Filmin sonu nereye varır bunu kestirmek zor olsa da herkese iyi seyirler..

Yorumsuz..